'WWW.GENCLİKATESİTEAM.TK

SanaL Alemde Üstleri Kademeleri Görebilmek İçin Paylaşım Yapalım ..
 
AnasayfaAnasayfa TakvimSSSAramaKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 ATAM... Seni Çok Özlüyoruz...

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Nefret-i ALA`

\\''>G.A. TEAM<''//


\\''>G.A. TEAM


Tecrübe Puanı : 66971
Mesaj Sayısı : 370
Kayıt tarihi : 12/05/09
Yaş : 23

.
Başarı Puanı:
100/100  (100/100)
Seviye:
100/100  (100/100)
Güçlülük:
100/100  (100/100)
MesajKonu: ATAM... Seni Çok Özlüyoruz...   Ptsi Haz. 15, 2009 12:39 pm

O'nu Çok Özlüyoruz...





Atatürk'ün ilk hastalık belirtisi 1937 yılında ortaya çıktı. 1938 yılı
başlarında Yalova'da bulunduğu sırada, ciddî olarak hastalandı.
Buradaki tedavi olumlu sonuç verdi. Fakat tamamen iyileşmeden Ankara'ya
yaptığı yorucu yolculuk, hastalığının artmasına sebep oldu.

Bu tarihlerde Hatay sorununun gündemde olması da onu yormaktaydı. Hasta
olmasına rağmen, Mersin ve Adana'ya geziye çıktı. Kızgın güneş altında
askerî birliklerimizi teftiş edip tatbikat yaptıran Atatürk, çok yorgun
düştü. Ülkü edindiği millî dava uğruna kendi sağlığını hiçe saydı.
Güney seyahati hastalığının artmasına sebep oldu. 26 Mayıs'ta Ankara'ya
döndükten sonra tedavi ve istirahat için İstanbul'a gitti. Doktorlar
tarafından, siroz hastalığı teşhisi kondu. Deniz havası iyi geldiği
için, Savarona Yatı'nda bir süre dinlendi. Bu durumda bile ülke
sorunlarıyla ilgilenmeye devam etti. İstanbul'a gelen Romanya kralı ile
görüştü. Bakanlar Kurulu toplantısına başkanlık etti. 4 Temmuz 1938'de
Hatay Antlaşması'nın yürürlüğe girmesi Atatürk'ü çok sevindirip
moralini düzeltti.

Temmuz sonlarına kadar Savarona'da kalan Atatürk'ün hastalığı
ağırlaşınca Dolmabahçe Sarayı'na nakledildi. Fakat hastalığı durmadan
ilerliyordu. O'nun hastalığını duyan Türk halkı, sağlığıyla ilgili
haberleri heyecanla takip ediyor, bütün kalbiyle iyileşmesini
diliyordu. Hastalığının ciddiyetini kavrayarak 5 Eylül 1938'de
vasiyetini yazıp servetinin büyük bir kısmını Türk Tarih ve Türk Dil
kurumlarına bağışladı.

-----------------------------------
Vasiyeti (Orjinal)



Bu Resim Hacker.Gen.TR Tarafından Otamatik Olarak Küçültülmüştür. Resmin Orjinal Şeklini Görmek İçin TIKLAYIN.


"Malik olduğum bütün nutuk ve hisse senetleriyle Çankaya'daki menkul ve
gayrimenkul emvalimi Cumhuriyet Halk Partisi'ne atideki şartlara, terk
ve vasiyet ediyorum:

1. Nutuk ve hisse senetleri, şimdiki gibi, İş Bankası tarafından nemalandırılacaktır.

2. Her seneki gibi nemadan, nispetleri şerefi mahfuz kaldıkça,
yaşadıkları müddetçe, Makbule'ye ayda bin, Afet'e 800, Sabiha Gökçen'e
600, Ülkü'ye 200 lira ve Rukiye ile Nebile'ye şimdiki yüzer lira
verilecektir.

3. Sabiha Gökçen'e bir ev de alınabilecek, ayrıca para verilecektir.

4. Makbule'nin yaşadığı müddetçe Çankaya'da oturduğu ev de emrinde kalacaktır.

5. İsmet İnönü'nün çocuklarına yüksek tahsillerini ikmal için muhtaç olacakları yardım yapılacaktır.

6. Her sene nemâdan mütebaki miktar yarı yarıya, Türk Tarih ve Dil Kurumlarına tahsis edilecektir."



-----------------------------------

Ekim ayı ortalarında durumu düzelir gibi oldu. Fakat, çok arzuladığı
hâlde, Ankara'ya gelip Cumhuriyetin on beşinci yıl dönümü törenlerine
katılamadı. 29 Ekim 1938'de kahraman Türk Ordusu'na yolladığı mesaj,
Başbakan Celâl Bayar tarafından okundu. "Zaferleri ve mazisi insanlık
tarihi ile başlayan, her zaman zaferlerle beraber medeniyet nurlarını
taşıyan kahraman Türk ordusu!" sözü ile Türk Ordusu'nun önemini
belirtmiştir. Yine aynı mesajda "Türk vatanının ve Türk'lük camiasının
şan ve şerefini, dahilî ve harici her türlü tehlikelere karşı
korumaktan ibaret olan vazifeni, her an ifaya hazır ve amade olduğuna
benim ve büyük ulusumuzun tam bir inan ve itimadımız vardır" diyerek
Türk Ordusu'na olan güvenini belirtmiştir.

Atatürk 1 Kasım 1938'de Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açılış
töreninde de bulunamadı. Hazırladığı açılış nutkunu Başbakan Celâl
Bayar okudu. Atatürk bu nutkunda ülkenin imarı, sağlık hizmetleri ve
ekonomi konularındaki faaliyetleri açıkladı. Bundan başka eğitim ve
kültür konularına da temas edip gençliğin millî şuurlu ve modern
kültürlü olarak yetişmesi için İstanbul Üniversitesi'nin
geliştirilmesi, Ankara Üniversitesi'nin tamamlanması ve Van Gölü
civarında bir üniversitenin kurulması için çalışmaların yapıldığını
belirtti. Türk Tarih ve Türk Dil kurumlarının çalışmalarından duyduğu
memnuniyeti açıkladı. Ayrıca Türk gençliğinin kültürde olduğu gibi spor
sahasında da idealine ulaştırılması için Beden Terbiyesi Kanunu'nun
uygulamaya konulmasından duyduğu memnuniyeti belirtti. Atatürk, ölümüne
kadar memleket meselelerinden bir an olsun uzak kalmamıştı.

Atatürk'ün hastalığı tekrar şiddetlendi. 8 Kasımda sağlığıyla ilgili
raporlar yayımlanmaya başlandı. Bütün memleketi tekrar derin bir üzüntü
kapladı. Her Türk'ün kalbi onun kurtulması dileğiyle çarpıyordu. Ancak,
kurtarılması için gösterilen çabalar sonuç vermedi ve korkulan oldu.
Dolmabahçe Sarayı'nda 10 Kasım 1938 sabahı saat dokuzu beş geçe, insan
için değişmez kanun, hükmünü uyguladı. Mustafa Kemal Atatürk aramızdan
ayrıldı. Bu kara haberle, yalnız Türk milleti değil, bütün dünya yasa
büründü. Büyük, küçük bütün devletler onun cenaze töreninde bulunmak
üzere temsilciler göndererek, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusuna karşı
duydukları derin saygıyı belirten mesajlar gönderdiler.

16 Kasım günü Atatürk'ün tabutu, Dolmabahçe Sarayı'nın büyük tören
salonunda katafalka konuldu. Üç gün üç gece, gözü yaşlı bir insan seli
ulu önderine karşı duyduğu saygı, minnet ve bağlılığını ifade etti.
Cenaze namazı 19 Kasım günü Prof. Şerafettin Yaltkaya tarafından
kıldırıldı. On iki generalin omzunda sarayın dış kapısına çıkarılan
tabut, top arabasına konularak, İstanbul halkının gözyaşları arasında
Gülhane Parkı'na götürüldü. Buradan bir torpido ile Yavuz zırhlısına
nakledildi. Büyük Ada açıklarına kadar, donanmamız ve törene katılmak
için gelmiş olan yabancı gemilerin eşlik ettiği Yavuz zırhlısı cenazeyi
İzmit'e getirdi. Burada Yavuz zırhlısından alınan cenaze, özel bir
trene kondu. Atalarına son saygı görevlerini yapmak üzere toplanan
halkın kalbinde derin bir üzüntü bırakarak Ankara'ya getirilmek üzere
hareket edildi. Atatürk'ün vefatı üzerine Cumhurbaşkanı seçilen İsmet
İnönü, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı, bakanlar, Genelkurmay
Başkam, milletvekilleri ile ordu ve devlet ileri gelenleri tarafından
karşılanan cenaze, Türkiye Büyük Mîllet Meclisi önünde hazırlanan
katafalka kondu. Ankara halkı da onun cenazesi önünden saygıyla geçerek
son görevini yaptı. 21 Kasım 1938 Pazartesi günü, sivil ve askerî
yöneticiler ile yabancı devlet temsilcilerinin hazır bulunduğu ve on
binlerce insanın katıldığı büyük bir tören yapıldı. Daha sonra
Atatürk'ün tabutu katafalkta alınarak, Etnografya Müzesinde hazırlanan
geçici kabre kondu.

Türk milleti daha sonra, bu büyük insana lâyık, Ankara Rasattepe'de bir
Anıtkabir yaptırdı. 10 Kasım 1953'te Etnografya Müzesinden alınan
Atatürk'ün naaşı Anıtkabir'e getirildi. Burada yurdun her ilinden
getirilmiş olan vatan topraklan ile hazırlanan ebedî istirahatgâhına
yerleştirildi.

Ölmedin Ölemezsin..!

Atatürk'ün sonsuzluğa göçtüğü gün Cumhuriyet Hükümeti, milli yasın
acısını her satırında ortaya koyan ve ulusun duygularını dile getiren
resmi bir tebliğ yayımladı. Bu tebliğ, o günün diliyle şöyle:

İSTANBUL, 10 (A.A) - "Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'nin resmi tebliğidir:

Müdavi ve müşavir tabiplerinin neşredilen son raporu Atatürk'ün dünyaya gözlerini kapadığını bildirmektedir.

Bu acı hadise ile Türk vatanı büyük yapıcısını, Türk milleti Ulu
Şefini, insanlık büyük evladını kaybetti. Milletimize içimiz yanarak bu
tarife sığmayan ziyanından dolayı en derin taziyelerimizi sunarız.

Kederlerimizin tesellisini ancak ve ancak onun büyük eserine bağlılıkta
ve aziz vatanımızın hizmetinde ararız. Şurasını da her şeyden evvel
beyan etmeliyiz ki, ölmez olan, onun büyük eseri Cumhuriyet
Türkiye'sidir.

Hükümetimiz, içinde bulunduğumuz bu mühim anda bugüne kadar olduğu gibi
dikkatle vazife başındadır. Müesses olan nizamı ve vaziyeti idame
hususunu, büyük Türk Milleti'nin hükümeti ile tek vücud olarak teyid ve
temin edeceğine şüphe yoktur.

Teşkilatı Esasiye Kanunu'nun 33'üncü maddesi mucibince, Büyük Millet
Meclisi Reisi Abdulhalik Renda, Reisicumhur Vekaleti vazifesini deruhte
etmiş ve ifaya başlamıştır.

Gene teşkilatı Esasiye Kanunu'nun 33'ncü maddesi mucibince, Büyük Millet Meclisi derhal yeni Reisicumhur intihab edecektir.

Türkiye'nin büyük makamına Teşkilatı Esasiye Kanunu'na göre, geçecek
zatın etrafında hükümeti ile şanlı ordusu ile ve bütün kuvveti ile Türk
Milleti, sarsılmaz bir varlık olarak toplanacak ve yükselmesine devam
edecektir.

Bugün ayrılığına ağladığımız Büyük Şefimiz Atatürk, her vakit Türk
Milleti'ne güvendi. Eserlerini bu güvenle yaptı. İdamesi esbabını da
istikmal ederek, güvenle büyük milletimize bıraktı. Ebedi Türk Milleti,
onun eserlerini ebediyetle yaşatacaktır. Türk gençliği, onun kıymetli
vediası olan Türkiye Cumhuriyeti'ni daima
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://genclikatesi.all-forum.net
Nefret-i ALA`

\\''>G.A. TEAM<''//


\\''>G.A. TEAM


Tecrübe Puanı : 66971
Mesaj Sayısı : 370
Kayıt tarihi : 12/05/09
Yaş : 23

.
Başarı Puanı:
100/100  (100/100)
Seviye:
100/100  (100/100)
Güçlülük:
100/100  (100/100)
MesajKonu: Geri: ATAM... Seni Çok Özlüyoruz...   Ptsi Haz. 15, 2009 12:39 pm

Kemal Atatürk, Türk'ün tarihinde ve gönlünde daima yaşayacaktır."







































Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://genclikatesi.all-forum.net
 
ATAM... Seni Çok Özlüyoruz...
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
'WWW.GENCLİKATESİTEAM.TK  :: Kültür - Sanat - Tarih - Biyografi - Şiir :: M. Kemal Atatürk ..-
Buraya geçin: