'WWW.GENCLİKATESİTEAM.TK

SanaL Alemde Üstleri Kademeleri Görebilmek İçin Paylaşım Yapalım ..
 
AnasayfaAnasayfa TakvimSSSAramaKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Dünyada Atatürk

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Cwtangy

\\''>G.A. TEAM<''//


\\''>G.A. TEAM


Tecrübe Puanı : 211891
Mesaj Sayısı : 942
Kayıt tarihi : 12/05/09
Nerden : KARS

.
Başarı Puanı:
100/100  (100/100)
Seviye:
100/100  (100/100)
Güçlülük:
100/100  (100/100)
MesajKonu: Dünyada Atatürk   Paz Eyl. 20, 2009 10:38 pm

Dünyada Atatürk
Atatürk, Türkiye için çok büyük bir kahraman, eşsiz bir siyasi dehaydı.
Ülkeyi gerçek anlamda kurtarmış, bağımsızlığını kazandırmış, bayrağı
olan özgür bir ülke olması için hayatı pahasına savaşmıştır. Ancak
Atatürk’ün büyüklüğü sadece Türkiye’de değil, tüm dünyada kabul
edilmiştir. Dünyanın en önemli liderleri onun dehası hakkında
açıklamalarda bulunmuş, dünya basını da Atatürk’e geniş vermiştir. Tüm
dünyanın birleştiği nokta ise Atatürk gibi insanların dünyaya çok zor
geldiği yönündedir. İlkeleri, inkılâpları, insani yönleri, kahraman
askerliği, entelektüelliği, zekası, sınır tanımayan bilgisi ve
görgüsüyle Atatürk, bizim Atatürkümüz olması dışında tüm dünyaya da mal
olmuş, sayısız lidere ilham vermiştir. Hakkında sayısız kitap yazılmış,
konferanslar ve seminerler düzenlenmiştir. Bugüne kadar Atatürk hakkında yazılmış en kapsamlı biyografi Kahire'deki İngiliz Büyükelçiliğinde uzun süre görev yapmış olan İngiliz yazar ve gazeteci Lord Kinross tarafından kaleme alınmış olan, “Atatürk, The Rebiryth of a Nation
(Ataturk, Bir Milletin Yeniden Doğuşu)’dur.
Kitabı hazırlamak için uzun süre Türkiye’de kalan ve çalışmalarını 5
yılda tamamlayan Kinross, eseri 2 cilt halinde hazırlamıştı. Time of the Gypsies dergisi Atatürk’le ilgili sayısız makale yayınlamış, ayrıca 24 Mart 1923 ve 21 Şubat 1927 tarihlerinde Atatürk’ü kapak yapmıştır.
Atatürk bütün dünyanın hayran kaldığı bir kalkınmayı gerçekleştiren ilk
devlet başkanı olmuştur. Yaşasaydı kuşkusuz dünya bambaşka bir yer
olacaktı. Ancak o, arkasında çok daha iyi bir Türkiye bırakarak hayata
gözlerini yummuş, ülkemizi, bayrağımızı bize armağan edip aramızdan
ayrılmıştır.
Atatürk
bu yüzyılın büyük insanlarından birinin tarihi başarılarını, Türk
halkına ilham veren liderliğini, modern dünyanın ileri görüşlü
anlayışını ve bir askeri lider olarak kudret ve yüksek cesaretini
hatırlatmaktadır. Çöküntü halinde bulunan bir imparatorluktan özgür
Türkiye'nin doğması, yeni Türkiye'nin özgürlük ve bağımsızlığını
şerefli bir şekilde ilan etmesi ve o zamandan beri koruması, Atatürk'
ün Türk halkının işidir. Şüphesiz ki, Türkiye' de giriştiği derin ve
geniş inkılaplar kadar bir kitlenin kendisine olan güvenini daha başarı
ile gösteren bir örnek daha yoktur.
John F. KENNEDY - A.B.D Başkanı
Cihanı
hayran bırakan bu Türk, Türkler'in göğsünü Türk olduklarından,
tarihlerinden ve dillerinden dolayı bir daha kabartmıştır ve
Türkiye'nin geleceği için, geçmiş yüzyılların toplayabildiğinden daha
fazla bir kudret toplamıştır.

General Charles Sherrill, Amerika'nın eski Ankara Büyük Elçisi
Marmara
kıyısındaki sıcak, toz toprak içinde, eciş bücüş yollu ikinci sınıf
kıyı kasabası Mudanya'da, Batı ile Doğu karşı karşıya geldiler. İsmet
Paşa ile görüşecek Müttefik generallerini taşıyan İngiliz sancak gemisi
"İron Duke"nin kül rengi öldürücü kulelerine rağmen, Batılılar buraya
barış dilenmeye geliyordu; yoksa barış istemeye, ya da şartlarını dikte
etmeye değil... Bu görüşmeler, Avrupa'nın Asya üzerindeki egemenliğinin
sonucunu gösteriyor. Çünkü Mustafa Kemal, herkesin bildiği gibi,
Yunanlıları silip süpürmüştü.
Ernest Hemingway, Amerikalı Romancı - Yazar, 1922
Atatürk, şecaat ve kabiliyetin en büyük sembolüydü. O, yirminci asrın en büyük gerçeğini yaratan adamdır.

Kopenhag-Nasyonal Tidende
Dünya sahnesinden tarihin en dikkatli, çekici adamlarından biri geçti.

Chicago Tribune
Dünya Liderlerinin ve Dünya Medyasının Atatürk Hakkındaki Görüşleri (Tamamı)
Atatürk’ün Özdeyişleri
Ne Mutlu Türküm Diyene!
Özgürlük ve Bağımsızlık Benim Karakterimdir.
Yorulmadan
beni takip edeceğinizi söylüyorsunuz. Fakat arkadaşlar, yorulmadan ne
demek? Yorulmamak olur mu? Elbette yorulacaksınız. Benim sizden
istediğim şey yorulmamak değil, yorulduğunuz zaman dahi durmadan
yürümek, yorulduğunuz dakikada da dinlenmeden beni takip etmektir.
Yorgunluk her insan, her mahlûk için tabii bir halettir, fakat insanda
yorgunluğu yenebilecek mânevi bir kuvvet vardır ki, işte bu kuvvet
yorulanları dinlendirmeden yürütür. Sizler, yani yeni Türkiye'nin genç
evlâtları, yorulsanız dahi beni takip edeceksiniz.

Çalışmak
demek, boşuna yorulmak, terlemek değildir. Zamanın gereklerine göre
bilim ve teknik ve her türlü uygar buluşlardan azami derecede istifade
etmek zorunludur.

Hiç
bir zafer gâye değildir. Zafer, ancak kendisinden daha büyük olan
gâyeyi elde etmek için gerekir en belli başlı vasıtadır. Gâye, fikirdir.
Zafer,
bir fikrin istihsâline (elde edilmesine) hizmeti nispetinde kıymet
(değer) ifade eder. Bir fikrin istihsâline dayanmayan bir zafer pâyidar
olamaz (yaşayamaz). O, boş bir gayrettir.
Her
büyük meydan muhare-besinden, her büyük zaferin kazanılmasından sonra
yeni bir âlem (dünya) doğmalıdır, doğar. Yoksa başlı başına bir zafer,
boşa gitmiş bir gayret olur.

Dünyada her şey için, medeniyet için, hayat için, başarı için en hakiki mürşit ilimdir fendir.

Din
bir vicdan meselesidir. Herkes vicdanının emrine uymakta serbesttir.
Biz dine saygı gösteririz. Düşünüşe ve düşünceye muhalif değiliz. Biz
sadece din işlerini, millet ve devlet işleriyle karıştırmamaya
çalışıyor, kaste ve fiile dayanan taassupkar hareketlerden sakınıyoruz.

Biz kimsenin düşmanı değiliz. Yalnız insanlığın düşmanı olanların düşmanıyız.

İki
Mustafa Kemal vardır: Biri ben, et ve kemik, geçici Mustafa Kemal...
İkinci Mustafa Kemal, onu "ben" kelimesiyle ifade edemem; o, ben değil,
bizdir! O, memleketin her köşesinde yeni fikir, yeni hayat ve büyük
ülkü için uğraşan aydın ve savaşçı bir topluluktur. Ben, onların
rüyasını temsil ediyorum. Benim teşebbüslerim, onların özlemini
çektikleri şeyleri tatmin içindir. O Mustafa Kemal sizsiniz,
hepinizsiniz. Geçici olmayan, yaşaması ve başarılı olması gereken
Mustafa Kemal odur!

Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır, ancak Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır.

Yurtta sulh, cihanda sulh.

Memleketin efendisi hakiki müstahsil olan köylüdür.
Doğruyu söylemekten korkmayınız.
Beni
görmek demek mutlaka yüzümü görmek demek değildir. Benim fikirlerimi,
benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız bu yeterlidir.

Türkiye Cumhuriyeti mutlu, zengin ve muzaffer olacaktır.
Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur.

Türkiye Cumhuriyetinin temeli kültürdür.

Süngülerle,
silahlarla ve kanla kazandığımız askeri zaferlerden sonra, kültür,
bilim, fen ve ekonomi alanlarında da zaferler kazanmaya devam edeceğiz.

Zafer, "Zafer benimdir" diyebilenindir. Başarı ise, "Başaracağım" diye başlayarak sonunda "Başardım" diyebilenindir.

Egemenlik verilmez, alınır.

Milleti kurtaranlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir.
Öğretmenler: Yeni nesiller sizlerin eseri olacaktır.

Türk
Milleti bağımsız yaşamış ve bağımsızlığı var olmalarının yegane koşulu
olarak kabul etmiş cesur insanların torunlarıdır. Bu millet hiçbir
zaman hür olmadan yaşamamıştır, yaşayamaz ve yaşamayacaktır.

Biz Türkler tarih boyunca hürriyet ve istiklale timsal olmuş bir milletiz.
Milletimiz davranışlarında ve gayretlerinde sarsılmaz bir bütünlük gösterdiği için başarılı olmuştur.

Ne
kadar zengin ve müreffeh olursa olsun, istiklâlden mahrum bir millet,
medenî insanlık karşısında uşak olmak mevkiinden yüksek bir muameleye
lâyık sayılamaz.
Özgürlük
ve bağımsızlık benim karakterimdir. Ben milletimin en büyük ve
ecdadımın en değerli mirası olan bağımsızlık aşkı ile dolu bir adamım.
Çocukluğumdan bugüne kadar ailevî, hususî ve resmî hayatımın her
safhasını yakından bilenler bu aşkım malumdur. Bence bir millete
şerefin, haysiyetin, namusun ve insanlığın vücut ve beka bulabilmesi
mutlaka o milletin özgürlük ve bağımsızlığına sahip olmasıyla kaimdir.
Ben şahsen bu saydığım vasıflara, çok ehemmiyet veririm. Ve bu
vasıfların kendimde mevcut olduğunu iddia edebilmek için milletimin de
aynı vasıfları taşımasını esas şart bilirim. Ben yaşabilmek için
mutlaka bağımsız bir milletin evladı kalmalıyım. Bu sebeple milli
bağımsızlık bence bir hayat meselesidir. Millet ve memleketin
menfaatleri icap ettirirse, insanlığı teşkil eden milletlerden her
biriyle medeniyet icabı olan dostluk ve siyaset münasebetlerini büyük
bir hassasiyetle takdir ederim. Ancak, benim milletimi esir etmek
isteyen herhangi bir milletin, bu arzusundan vazgeçinceye kadar,
amansız düşmanıyım.

Milli
egemenlik öyle bir nurdur ki, onun karşısında zincirler erir, taç ve
tahtlar batar, mahvolur. Milletlerin esirliği üzerine kurulmuş
müesseseler her tarafta yıkılmaya mahkûmdurlar.

Cumhuriyet fikir serbestliği taraftarıdır. Samimi ve meşru olmak şartıyla her fikre saygı duyarız.

Egemenlik kayıtsız ve şartsız milletindir.
Gerçi
bize milliyetçi derler. Ama biz öyle milliyetçileriz ki, işbirliği eden
bütün milletlere hürmet ve riayet ederiz. Onların milliyetlerinin bütün
icaplarını tanırız. Bizim milliyetçiliğimiz herhalde hodbince ve
mağrurca bir milliyetçilik değildir.

Bilelim ki milli benliğini bilmeyen milletler başka milletlere yem olurlar.

Milli mücadelelere şahsî hırs değil, milli ideal, milli onur sebep olmuştur.

Türk çocuğu ecdadını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır.

Milli
his ile dil arasındaki bağ çok kuvvetlidir. Dilin milli ve zengin
olması, milli hissin gelişmesinde başlıca etkendir. Türk dili, dillerin
en zenginlerindendir. Yeter ki, bu dil şuurla işlensin. Ülkesini,
yüksek bağımsızlığını korumasını bilen Türk milleti, dilini de yabancı
diller boyunduruğundan kurtarmalıdır.
Bir dinin tabiî olması için akla, fenne, ilme ve mantığa uygun olması lazımdır.
Her
fert istediğini düşünmek, istediğine inanmak, kendine mahsus siyasi bir
fikre sahip olmak, seçtiği bir dinin icaplarını yapmak veya yapmamak
hak ve hürriyetine sahiptir. Kimsenin fikrine ve vicdanına hâkim
olunamaz.

Türk Milletinin istidadı ve kesin kararı medeniyet yolunda, durmadan, yılmadan ilerlemektir.
Medeni olmayan insanlar, medeni olanların ayakları altında kalmaya mahkûmdurlar.

Büyük
dinimiz çalışmayanın insanlıkla hiç ilgisi olmadığını bildiriyor. Bazı
kimseler çağdaş olmayı kâfir olmak sayıyorlar. Asıl küfür onların bu
zannıdır. Bu yanlış tefsiri yapanların maksadı İslâmların kâfirlere
esir olmasını istemek değil de nedir? Her sarıklıyı hoca sanmayın, hoca
olmak sarıkla değil, dimağladır.

Arkadaşlar,
efendiler ve ey millet, iyi biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti şeyhler,
dervişler, müritler, meczuplar memleketi olamaz. En doğru, en hakiki
tarikat, medeniyet tarikatıdır.

Medeniyetin emir ve talep ettiğini yapmak insan olmak için yeterlidir.

Biz dünya medeniyeti ailesi içinde bulunuyoruz. Medeniyetin bütün icaplarını tatbik edeceğiz.
Bizim
devlet idaresinde takip ettiğimiz prensipleri, gökten indiği sanılan
kitapların dogmalarıyla asla bir tutmamalıdır. Biz, ilhamlarımızı,
gökten ve gaipten değil, doğrudan doğruya hayattan almış bulunuyoruz.
Milletimiz
her güçlük ve zorluk karşısında, durmadan ilerlemekte ve
yükselmektedir. Büyük Türk Milletinin bu yoldaki hızını, her vasıtayla
arttırmaya çalışmak, bizim hepimizin en kutlu vazifemizdir.

İnsan
topluluğu kadın ve erkek denilen iki cins insandan mürekkeptir. Kabil
midir ki, bu kütlenin bir parçasını ilerletelim, ötekini ihmal edelim
de kütlenin bütünlüğü ilerleyebilsin? Mümkün müdür ki, bir cismin
yarısı toprağa zincirlerle bağlı kaldıkça öteki kısmı göklere
yükselebilsin?
Ey kahraman Türk kadını, sen yerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın.

Anaların
bugünkü evlatlarına vereceği terbiye eski devirlerdeki gibi basit
değildir. Bugünün anaları için gerekli vasıfları taşıyan evlat
yetiştirmek, evlatlarını bugünkü hayat için faal bir uzuv haline koymak
pek çok yüksek vasıflar taşımalarına bağlıdır. Onun için kadınlarımız,
hattâ erkeklerimizden çok aydın, daha çok feyizli, daha fazla bilgili
olmaya mecburdurlar; eğer hakikaten milletin anası olmak istiyorlarsa.

Ben icap ettiği zaman en büyük hediyem olmak üzere, Türk Milletine canımı vereceğim.

Gençler
cesaretimizi takviye ve idame eden sizlersiniz. Siz, almakta olduğunuz
terbiye ve irfan ile insanlık ve medeniyetin, vatan sevgisinin, fikir
hürriyetinin en kıymetli timsali olacaksınız. Yükselen yeni nesil,
istikbal sizsiniz. Cumhuriyeti biz kurduk, onu yükseltecek ve yaşatacak
sizsiniz.

Yüksek Türk! Senin için yüksekliğin hududu yoktur. İşte parola budur.

Benim naçiz vücudum nasıl olsa bir gün toprak olacaktır. Fakat Türkiye Cumhuriyeti ebediyen yaşayacaktır.

Sizler,
yani yeni Türkiye'nin genç evlatları! Yorulsanız dahi beni takip
edeceksiniz... Dinlenmemek üzere yürümeye karar verenler, asla ve asla
yorulmazlar. Türk Gençliği gayeye, bizim yüksek idealimize durmadan,
yorulmadan yürüyecektir.
Biz
cahil dediğimiz zaman, mektepte okumamış olanları kastetmiyoruz.
Kastettiğimiz ilim, hakikati bilmektir. Yoksa okumuş olanlardan en
büyük cahiller çıktığı gibi, hiç okumak bilmeyenlerden de hakikati
gören gerçek alimler çıkabilir.

Müsbet
bilimlerin temellerine dayanan, güzel sanatları seven, fikir
terbiyesinde olduğu kadar beden terbiyesinde de kabiliyeti artmış ve
yükselmiş olan erdemli, kudretli bir nesil yetiştirmek ana
siyasetimizin açık dileğidir.
Mualimler!
Yeni nesli, Cumhuriyetin fedakâr öğretmenleri ve eğiticileri, sizler
yetiştireceksiniz. Ve yeni nesil sizin eseriniz olacaktır. Eserin
kıymeti, sizin maharetiniz ve fedakârlığınız derecesiyle mütenasip
bulunacaktır.
Milleti
kurtaranlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir. Öğretmenden, eğiticiden
yoksun bir millet, henüz millet namını almak istidadını keşfetmemiştir.

Dünyanın her tarafından öğretmenler insan topluluğunun en fedakâr ve muhterem unsurlarıdır.

Okul
sayesinde, okulun vereceği ilim ve fen sayesindedir ki, Türk milleti,
Türk sanatı, Türk iktisadiyatı, Türk şiir ve edebiyatı bütün
güzellikleriyle gelişir.
Türkiye'nin
asıl sahibi ve efendisi, gerçek üretici olan köylüdür. O halde,
herkesten daha çok refah, saadet ve servete müstahak ve layık olan
köylüdür. Onun için, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin iktisadi siyaseti
bu aslî gayeye erişmek maksadını güder.
Ekonomik kalkınma, Türkiye'nin hür, müstakil, daima daha kuvvetli, daima daha refahlı Türkiye idealinin belkemiğidir.
Atatürk’ün Vasiyeti
Atatürk'ün 5 Eylül 1938 günü Dolmabahçe'de düzenlediği ve İstanbul 6.
Noteri İsmail Kunter'e teslim ettiği vasiyetnamesi şu şekildeydi;
Malik bulunduğum bütün nukut ve hisse senetleriyle Çankaya'daki
menkul ve gayrimenkul emvalimi Cumhuriyet Halk Partisi'ne atideki
şartlarla terk ve vasiyet ediyorum: 1 - Nukut ve hisse senetleri, şimdiki gibi, İş Bankası tarafından nemalandırılacaktır.
2 - Her seneki nemadan, bana nisbetleri şerefi mahfuz kaldıkça,
yaşadıkları müddetçe, Makbule'ye ayda bin, Afet'e 800, Sabiha Gökçen'e
600, Ülkü'ye 200 lira ve Rukiye ile Nebile'ye şimdiki yüzer lira
verilecektir. 3 - Sabiha Gökçen'e bir ev de alınabilecek ayrıca para verilecektir.
4 - Makbule'nin yaşadığı müddetçe Çankaya'da oturduğu ev de emrinde kalacaktır.
5 - İsmet İnönü'nün çocuklarına yüksek tahsillerini ikmal için muhtaç oldukları yardım yapılacaktır.
6 - Her sene nemadan mütebaki miktar yarı yarıya, Türk Tarih ve Dil Kurumları'na tahsis edilecektir.
Atatürk’ün Aldığı Nişan, Madalya ve Madalyonlar
Nişan Ve Madalyalar
Sıra No Nişan ve Madalyanın Adı İhdas Eden Madeni Çapı Verildiği Tarih

1 5. Rütbeden Mecidi Niş. Padişah Abdülmecid Gümüş 55 25.12.1906

2 2. Rütbeden Mescidi Niş. Padişah Abdülmecid Ortası Altın 65 12.12.1916

3 1. Rütbeden Mescidi Niş. Padişah Abdülmecid Ortası Altın 65 16.12.1917

4 4. Rütbeden Osmani Niş. Padişah Abdülaziz Gümüş - 06.11.1912

5 3. Rütbeden Osmani Niş. Padişah Abdülaziz Gümüş - 01.02.1915

6 2. Rütbeden Osmani Niş. Padişah Abdülaziz Gümüş - 01.02.1916

7 İmtiyaz Madalyası 2. Abdülhamid Gümüş - 30.04.1915
8 İmtiyaz Madalyası 2. Abdülhamid Altın - 23.09.1917
9 Harp Madalyası 5. Mehmed Reşad Fakfon - 11.05.1918
10 Liyakat Madalyası 2. Abdülhamid Gümüş 25 01.09.1915
11 Liyakat Madalyası 2. Abdülhamid Altın 25 17.01.1916
12 İstiklal Madalyası T.B.M.M Prinç 35x40 21.11.1923


MADALYONLAR
Sıra No Adı ve Veriliş Nedeni Tarihi
1 1. Ordu manevra hatırası 20.08.1937
2 2. Ordu manevra hatırası 13.10.1937
3 Ankara'ya gelişinin 18.yıl hatırası 27.12.1937
4 Müttefik ajanslar 4. Kongresi 1929
5 T.B.M.M. Rozeti -
6 Abide-i zafer hatırası 1927
7 İran Şahı'nın Türkiye'yi ziyaretleri hatırası 1934
Atatürk’ün Yazdığı Kitaplar
•Tâbiye Meselesinin Halli ve Emirlerin Sureti Tahririne Dair Nesayih
•Takımın Muharebe Talimi (Almanca'dan çeviri - 1908)
•Cumalı Ordugâhı - Süvari: Bölük, Alay, Liva Talim ve Manevraları (1909)
•Tâbiye ve Tatbikat Seyahati (1911)
•Bölüğün Muharebe Talimi (Almanca'dan çeviri - 1912)
•Zabit ve Kumandan ile Hasbihal (1918)
•Nutuk (1927)
•Vatandaş İçin Medeni Bilgiler (1930)
•Geometri (1937)
Atatürk’ün Kurduğu Kurumlar
Anadolu Ajansı
Ankara Hukuk Fakültesi
Ankara Orman Çiftliği
Bursa Merinos Halı Fabrikası
Çocuk Esirgeme Kurumu
Demiryolları ve Limanlar Genel Müdürlüğü
Devlet Hava Yolları
Devlet İstatistik Enstitüsü
Elektrik İşleri Etüt İdaresi
Etibank
Halkevleri
İşbankası
Maden Tetkik Arama Enstitüsü (MTA)
Merkez Bankası
Merkez Hıfzısıha Enstitüsü
Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı
Sanayi ve Maadin Bankası
Sümerbank
Türk Dil Kurumu
Türk Kuşu
Türk Tarih Kurumu
Türkiye Cumuriyeti Ziraat Bankası
Türkiye Şeker Fabrikaları
Uluslararası İzmir Fuarı
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://genclikatesi.all-forum.net
 
Dünyada Atatürk
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Atatürk'ün İnkilapları Ve Açıklamaları

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
'WWW.GENCLİKATESİTEAM.TK  :: Kültür - Sanat - Tarih - Biyografi - Şiir :: M. Kemal Atatürk ..-
Buraya geçin: