'WWW.GENCLİKATESİTEAM.TK

SanaL Alemde Üstleri Kademeleri Görebilmek İçin Paylaşım Yapalım ..
 
AnasayfaAnasayfa TakvimSSSAramaKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Atatürk’ün Çocukluğu ve Eğitimi

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Cwtangy

\\''>G.A. TEAM<''//


\\''>G.A. TEAM


Tecrübe Puanı : 211895
Mesaj Sayısı : 942
Kayıt tarihi : 12/05/09
Nerden : KARS

.
Başarı Puanı:
100/100  (100/100)
Seviye:
100/100  (100/100)
Güçlülük:
100/100  (100/100)
MesajKonu: Atatürk’ün Çocukluğu ve Eğitimi   Paz Eyl. 20, 2009 10:29 pm

Atatürk mütevazı bir aileden geliyordu. Onun bu özelliğinin ileride
halkın nabzını tutmasını bilmesinde, halkın eğilimlerini sezmesinde
büyük faydası olacaktı. Yakınları onun bir halk çocuğu olmakla
övündüğünü ifade etmişlerdi.
Atatürk 4 yaşındayken kız kardeşi Makbule Boysan Atadan
dünyaya geldi. Diğer kardeşlerini çocuk yaştaki ölümleri nedeniyle hiç
tanıyamayan Atatürk’ün çocukluk yıllarına dair kayıtlarda yer alan
bilgiler sınırlıdır. Atatürk, okul çağına geldiğinde, eğitimi konusunda
annesiyle babası arasında görüş ayrılığı belirdi. Geleneklere bağlı
olan ve Hacı Sofi gibi dinine bağlı bir aileden gelen Zübeyde Hanım,
eğitim sisteminin karışık olduğu bu dönemde, Atatürk’ün dini eksende
eğitim veren Mahalle Mektebi'ne
gitmesinde ısrarcı davranıyordu. Aydın görüşlü olan Ali Rıza Bey'in
tercihi ise yeni açılan ve döneme göre oldukça modern bir anlayışla
kurulan Şemsi Efendi İlkokulu’ndan yanaydı. Zira okulun kurucusu olan ve okula kendi ismini veren Şemsi Efendi, okulunda ezbercilik yerine katif metodu uygulatıyordu, ayrıca okulun kız bölümünü de açmış olan aydın bir eğitimciydi. 1873 yılında Selanik’te valilik görevine başlayan Mithat Paşa, başarılarından dolayı Şemsi Efendi’ye padişah nişanı vermişti.
Ali Rıza Bey'in önerisiyle okul konusundaki ikilem çözümlendi. Buna
göre Atatürk, önce ilâhîlerle ve dinî bir törenle mahalle okuluna
başlayacak, birkaç gün sonra da Şemsi Efendi okuluna geçecekti. Şemsi
Efendi Okulu’nda dönemin mahalle okullarından farklı olarak yeni
öğretim metotları uygulanmakta ve kara tahta, tebeşir, silgi, öğretmen
masası, okumayı kolaylaştıracak levhalar gibi yeni araçlar
kullanılmaktaydı. Atatürk’ün pedagojik esaslara göre eğitim veren bu
okulda öğrenim görmesi gelişmesinde oldukça etkili oldu. Zekâsı ve
üstün yetenekleri ile kısa zamanda arkadaşlarının ve öğretmenlerinin
sevgisini kazanan Atatürk, matematikteki üstün başarısıyla da dikkat
çekiyordu.
Bu arada gümrük memurluğunu bırakan, kereste ve ardından da tuz
işine giren Ali Rıza Bey, Rum eşkıyalar ve tuzların erimesi nedeniyle
ticaret hayatından çekilmişti. Memuriyete tekrar giremeyen Ali Rıza Bey
bir süre sonra hastalandı ve 1888’de hayatını kaybetti. Babası öldüğünde Atatürk 7 yaşında, kız kardeşi Makbule ise henüz 3 yaşındaydı.
Babasının ölümü üzerine okuldan ayrılmak zorunda kalan Atatürk ve
ailesini zor günler bekliyordu. Eşini kaybettiğinde kızı Naciye’ye
hamile olan Zübeyde Hanım, 1890’ta doğum yaptı. Maddî durumu yetersiz olan Zübeyde Hanım çocuklarını alarak Langaza’da tarım işiyle uğraşan ağabeyi Hüseyin Ağa’nın çiftliğine yerleşti. 1901
yılında Atatürk’ün kız kardeşi Naciye, verem hastalığına yakalanıp
hayatını kaybetti. Babasını ve kısa bir süre sonra kız kardeşini
kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşayan Atatürk’ün, dayısının çiftliğinde
ailenin erkeği olarak aldığı sorumluluklar artmıştı. Çiftlikte geçen bu
dönemde Atatürk doğayla iç içe oldu, dayısına işlerinde yardımcı olduğu
için el becerileri arttı. Ancak Zübeyde Hanım oğlunun öğreniminin yarım
kalmasından üzüntü duyuyordu. Onun caminin imamından ve özel
öğretmenden aldığı eğitim yetersiz kalınca Zübeyde Hanım Atatürk’ü, iyi
bir eğitim görmesini sağlamak için halasının yanına, Selanik’e
gönderdi.
Bu arada abisine daha fazla yük olmak istemeyen ve aldığı küçük
emekli aylığı ile geçinmekte zorluk çeken Zübeyde Hanım, Selanik
Gümrükler Başmüdürü Ragıp Bey
ile evlendi. Ragıp Bey'in önceki evliliğinden dört çocuğu vardı. Bu
evlilik, babasının hatırasına saygı gösterilmediğini düşünen Atatürk’ü
kızdırmıştı. Annesinin ikinci kez evlenmesini içine sindiremeyen
Atatürk, uzun süre annesini aramadı. Ancak bu düş kırıklığı onun
çalışma azmini arttırdı. Zira küçük yaşta babasını kaybetmesi de onun
kendi ayakları üstünde durma gücünü kazanmasını ve hayatta başarılı bir
şekilde mücadele etmesini sağladı. Prof. Dr. Şerafettin Turan’ın Mustafa Kemal ATATÜRK biyografisinde konuyla ilgili olarak şu bilgilere yer verilmişti:
Zübeyde
Hanım'ın Ragıp Bey ile ikinci bir evlilik yapması, ana ile oğul
arasında dikkatlerden kaçmayan bir sorun da yaratmıştı. Ragıp Bey,
Teselya Yenişehir'den Selanik'e göçmüştü. Eşini yitirmiş, dört
çocuğuyla dul kalmıştı. Süreyya ve Hakkı adlarında 2 oğlu ile birinin
adı Rukiye olan 2 kızı vardı. Zübeyde Hanım'la evlendiğinde Mustafa ve
Makbule kardeşler için psikolojik de olsa bir üvey baba ve üvey
kardeşler sorunu baş göstermişti. Makbule bu yeni hayata ayak
uydurmakta gecikmemişti ama Mustafa üvey babanın bulunduğu çatı altında
oturmak istememişti. Atatürk yaşamının sonlarında üvey babasından söz
ederken “Bana karşı çok saygılı davranmış, büyük adam muamelesi
etmiştir.” diye olumlu bir görüş sergilemişti ama evden ayrılışını Afet
İnan'a babasını yitiren bir çocuğun isyanı olarak şöyle açıklamıştı:
"Anamın böyle bir aile bağı yapmasını takdir ettim. Ancak çocukluk
duygum isyandan ibaretti.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://genclikatesi.all-forum.net
 
Atatürk’ün Çocukluğu ve Eğitimi
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Atatürk'ün İnkilapları Ve Açıklamaları

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
'WWW.GENCLİKATESİTEAM.TK  :: Kültür - Sanat - Tarih - Biyografi - Şiir :: M. Kemal Atatürk ..-
Buraya geçin: