'WWW.GENCLİKATESİTEAM.TK

SanaL Alemde Üstleri Kademeleri Görebilmek İçin Paylaşım Yapalım ..
 
AnasayfaAnasayfa TakvimSSSAramaKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 sırat köprüsü

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
pSiqσвadd__qédγ <3

YÖNETİCİ




Tecrübe Puanı : 14193
Mesaj Sayısı : 342
Kayıt tarihi : 26/05/09
Nerden : kaRs
Yaş : 23

.
Başarı Puanı:
81/100  (81/100)
Seviye:
88/100  (88/100)
Güçlülük:
75/100  (75/100)
MesajKonu: sırat köprüsü   Cuma Haz. 19, 2009 11:18 am

Kur'an-ı Kerim ayetleri ve özellikle de hadislerden kıyamet gününde insanların hesaplarının görüldükten sonra cehennem üzerinde kurulu olan bir köprü üzerinden geçecekleri anlaşılmaktadır. Mü'minler, hadislerde kıldan ince ve kılıçtan keskin olarak tanımlanan ve Sırat ismi verilen bu köprü üzerinden selametle geçip cennete ulaşırken; kafir, münafık ve isyan ehli, bu köprü üzerinden geçmeyi başaramayacak ve cehenneme yuvarlanacaklardır.
Allah Teala şöyle buyuruyor:
"Sizden oraya (cehenneme) uğramayacak yoktur. Bu, Rabbinin yapmayı üzerine aldığı kesinleşmiş bir hükümdür. Sonra Biz, Allah'a karşı gelmekten sakınmış olanları kurtarır, zalimleri de orada diz üstü çökmüş olarak bırakırız."
Hadislerde ise Sırat köprüsü daha açık bir şekilde açıklanmıştır. Hadisler, biri dünyada, diğeri ahirette olmak üzere iki Sırat'ın olduğunu ve insanların dünyadaki Sırat'ı izleme durumu aynen ahiretteki Sırat'tan geçişine de yansıyacağını bildiriyorlar. Hadisler, dünyadaki Sırat'ı şaşmadan ilahi elçilerin önderliğinde kat edenlerin ahiretteki Sırat'ı da yine onların önderliğinde kolaylıkla geçeceklerini, şeytana uyarak dünyadaki Sırat'tan sapanların ise, ahiretteki Sırat'ı geçmekte de şaşkınlık ve sapmalara kapılarak cehenneme yuvarlanacaklarını açıklıyorlar.
Allah Teala şöyle buyuruyor: "Onun (Şeytanın) hakkında şöyle yazılmıştır: O kendisini dost edinen kimseyi saptırır ve alevli azaba götürür."
Buna karşılık ilahi elçilerin önderliğini kabul etmek ise, hem dünyada hem de ahirette insanı selamete ve kurtuluşa götürür.
Hz. İmam Cafer sadık (a.s)'a Sırat'ın ne olduğu sorulunca Hazret şu cevabı verir: "Sırat ilahi marifete doğru giden yol ve Allah'ı tanımaktır. Sırat iki tanedir, dünyadaki sırat ve ahiretteki sırat. Dünyadaki sırat, itaati vacip olan Masum İmam'dır. Kim dünyada iken onu tanıyıp, ona iktida ederse, ahirette ateş üzerinde kurulan köprüden geçecektir. Kim de dünyada iken imamını tanımayıp, itaatinde olmazsa, ahirette Sırat köprüsünden geçerken ayakları titreyip ateşe yuvarlanacaktır."
Başka bir hadiste ise, Hz. İmam Hasan Askeri (a.s) şöyle buyurmuştur: "Sırat-ı müstakim (doğru yol) iki sırattır. Dünyadaki Sırat ve ahiretteki Sırat, dünyadaki Sırat ifrat ve tefritten uzak olup, istikamet gösterilen ve hiçbir batıla meyledilmeyen Sırat'tır. Ahiretteki Sırat ise, mü'minleri cennete götüren doğru yoldur. O yol onları ne ateşe ne de cennet dışı başka bir şeye götürmez."
Sonra hadisler, ahiretteki Sırat'ın kıldan ince ve kılıçtan keskin olduğunu belirterek, ondan geçmenin zorluğuna işaret etmişlerdir. Bunun sırrı da dünyadaki Sırat'ı kat etmenin zorluğunda yatmaktadır.
Nasıl ki, insanın dünyada hem inanç, hem de amel açısından doğru yol üzerinde istikamet etmesi zor olup, kıldan ince ve kılıçtan keskinse, ahiretteki Sırat da böyledir. Hz. Resulullah istikamet emri gelen Hud Sûresi'nin saçlarını ağarttığını buyururken işte bu zorluğa işaret etmiştir. İşte bu zorluk yüzündendir ki, pek az insan hem inanç hem de amel açısından tam olarak doğru yol üzerinde istikamet edebiliyor.
Büyük filozof Sadr-ül Müteallihin Sırat'ın kıldan ince ve kılıçtan keskin olma sırrını şöyle açıklıyor: "İnsanın kemale ermesi iki gücünü kullanmasına bağlıdır. O iki gücünden ilki fikirsel ve düşünsel gücüdür. İnsanın bu gücü ile hak ve yakini bulması, ince fikirsel çalışmayı gerektirir ki, temessül ederse dikkat ve letafet açısından kıldan ince olarak temessül eder. İkinci gücü olan ameli gücünü kullanmak ise, ancak nefsinin ifrat ve tefritten uzaklaşıp itidal halini bulmasıyla sağlanır. Bu ise ancak sahip olduğu şehvet, gazap ve fikir güçlerinin çalışmalarında itidal halini bulmasıyla mümkündür. Zira ifrat ve tefrit olan bütün uç noktalar kınanmış olup insanın ateşe düşmesine ve bedbahtların yurdunu menzil edinmesine vesile olur. Birbirinin zıddı olan bu uç noktaların tam anlamında ortasını bulmak ise, bunlardan hali olmak menzilesinde olup, adalet hali olarak nitelenen bu hal ateşten kurtulma menşeidir. Bu ise kılıçtan keskindir. O halde Sırat'ın iki yüzü vardır. Bir yüzüyle kıldan ince, ikinci yüzüyle de kılıçtan keskindir."
O halde Sırat'ın kıldan ince olması, fikrin ıslah edilmesinin inceliği ve kılıçtan keskin olması ise, ameli gücün ıslah edilmesinin keskinliğindendir. Ahiretteki Sırat ise dünyadaki Sırat'ın incelik ve keskinliğinin tecessümünden ibarettir.
Sırat'la ilgili olan bir başka konu da Sırat'tan geçenlerin geçiş şeklidir. Hadisler, bazılarının Sırat'tan surat ve kolaylıkla geçerken bazılarının zorluklarla geçeceğini bildiriyor.
Hz. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "İnsanlar Sırat'tan tabakalar halinde geçeceklerdir. Sırat ise kıldan ince ve kılıçtan keskindir. Bazısı şimşek gibi hızlı geçecek, bazısı at koştururcasına geçecek, bazısı sürünerek geçecek, bazısı yürüyerek geçecek, bazısı ise ona asılı olarak geçecek ve ateş onun bazı yerlerini yakacak bazı yerlerini de yakmayacaktır."
Açıktır ki, insanların bu ahiretteki Sırat'tan geçiş şekli de, onların dünyadaki Sırat'tan geçiş şekillerinden kaynaklanmaktadır. Zira insanlar dünyada iken bazıları hem inanç hem de amel açısından ihlas ehli olup, her halûklarda Allah'ı görüp, Allah için hareket ederken, bazıları hem inanç hem de amel boyutunda bunun tam aksi durumda olur, bazıları ise, bu iki uç tarafın ortasında derecelere girmekteler.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
sırat köprüsü
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
'WWW.GENCLİKATESİTEAM.TK  :: Dini Konular :: Dini Bilgiler ..-
Buraya geçin: